Türkiye’de imalat sanayisinin faaliyet koşulları ekim ayında da zayıfladı. İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) 2 Kasım 2026’da yayımladığı İmalat PMI endeksi, eylüldeki 47,9 seviyesinden 47,3’e indi. Böylece gösterge 50 puanlık büyüme eşiğinin altında üst üste 31’inci ayını tamamlarken haziran ayından bu yana en düşük değerine geriledi. Fabrikalara gelen yeni siparişler azalıyor; maliyetler ise üretimdeki bu yavaşlamaya rağmen yüksek seyrediyor.
Ekim raporunda dikkat çeken asıl ayrışma, talebin daraldığı bir dönemde üreticinin maliyet baskısından kurtulamaması. Siparişleri zayıflayan firmalar üretimi ve stoklarını azaltırken ürün satış fiyatları artmaya devam etti. İSO’nun izlediği 10 imalat sektöründen yalnızca birinde üretim artışı görüldü.
İmalat PMI neden 47,3’e geriledi?
PMI, satın alma yöneticilerinin sipariş, üretim, istihdam, stok ve teslimat koşullarına ilişkin yanıtlarından hesaplanan aylık bir anket göstergesi. 50’nin üzerindeki değerler önceki aya göre iyileşmeye, altındaki değerler bozulmaya işaret ediyor. Ekimdeki 47,3 seviyesi, sanayi üretiminin yüzde 2,7 azaldığı anlamına gelmiyor; faaliyet koşullarında gerilemenin sürdüğünü ve eylüle kıyasla daha belirgin olduğunu gösteriyor.
| Dönem | İSO imalat PMI | Faaliyet görünümü |
|---|---|---|
| Ağustos 2026 | 48,1 | Daralma bölgesi |
| Eylül 2026 | 47,9 | Daralma bölgesi |
| Ekim 2026 | 47,3 | Daralma derinleşti |
Son üç ayda endeks 0,8 puan geriledi. Bu düşüş tek başına üretim miktarındaki değişimi ölçmese de işletmelerin son çeyreğe zayıf sipariş hacmiyle girdiğine ilişkin erken bir uyarı sunuyor. Resmî sanayi üretim endeksi farklı bir istatistik ve daha sonra açıklanıyor.
Yeni siparişlerde düşüş neden kritik?
İSO raporunda yurt içinden gelen yeni işlerin Temmuz 2023’te başlayan gerilemesinin ekimde de sürdüğü belirtiliyor. Üstelik düşüş son üç ayın en belirgin düzeyine çıktı. Yeni ihracat siparişleri de azaldı; yani imalatçılar iç piyasadaki zayıflığı dış siparişlerle bütünüyle telafi edemedi.
Sipariş akışının yavaşlaması fabrikanın sonraki haftalarda ne kadar üretim yapacağını doğrudan etkiliyor. Firmalar yeni iş hacmine göre hammadde alımını, vardiya sayısını ve stok ihtiyacını ayarlıyor. Ekimde üretimin daha hızlı gerilemesi ve stokların düşük tutulması bu uyarlamanın rapora yansıyan sonuçları arasında.
10 sektörden sadece biri üretimini artırdı
İSO’nun aynı gün yayımladığı sektörel PMI sonuçları, sanayideki zayıflamanın ne kadar yaygınlaştığını gösterdi. İncelenen 10 sektörden dokuzunda üretim azaldı. Giyim ve deri ürünleri imalatı, son üç ayda ilk kez artış kaydederek bu tablonun tek istisnası oldu.
Gıda ürünlerinde ise eylülde görülen üretim toparlanmasının ardından yeniden düşüş yaşandı. En belirgin üretim kaybı metalik olmayan mineral ürünlerde görüldü. Bu sektör, toplam yeni siparişlerdeki en sert gerilemenin de kaydedildiği alan oldu; sipariş düşüşünde onu kara ve deniz taşıtları izledi.
| Gösterge | Ekim 2026 bulgusu |
|---|---|
| Üretimi artan sektör sayısı | 10 sektörden 1’i |
| Üretim artışı görülen sektör | Giyim ve deri ürünleri |
| Üretimde en belirgin düşüş | Metalik olmayan mineral ürünler |
| Yeni siparişleri artan sektörler | Gıda; giyim ve deri ürünleri |
| İstihdamı artan sektörler | Gıda; giyim ve deri ürünleri |
Burada üretim ve yeni sipariş performansını aynı göstergeden okumamak gerekiyor. Gıda sektöründe yeni siparişler artmasına karşın üretim geriledi. Bu ayrışma, alınan yeni siparişlerin fabrikadaki üretim temposuna aynı ay içinde bire bir yansımayabileceğini gösteriyor.
Siparişler azalırken fabrika maliyetleri neden yükseliyor?
İmalatçılar zayıf taleple mücadele ederken petrol, hammadde ve döviz kuru kaynaklı maliyet baskısını da hissetti. İSO’nun raporuna göre girdi fiyatlarındaki artışın hızı eylül ayına kıyasla yavaşladı, ancak yıl içi ortalamanın üzerinde kaldı. Üreticilerin satış fiyatları da yükseldi.
Sektörler arasında maliyet baskısı eşit dağılmadı. Girdi fiyatlarındaki en hızlı artış gıda ile kimyasal, plastik ve kauçuk ürünlerinde ölçüldü. Nihai ürün fiyatlarında en sert yükseliş ise elektrikli ve elektronik ürünler sektöründe yaşandı; bu sektördeki artış Şubat 2024’ten beri en yüksek seviyesine çıktı.
İstihdam cephesinde nasıl bir tablo oluştu?
İmalat sanayisinde çalışan sayısı ekimde de geriledi. İş yükünün azalması ve çalışan istifaları, raporda istihdamı etkileyen başlıca unsurlar arasında yer aldı. Bununla birlikte istihdamdaki düşüş hazirandan bu yana en ılımlı düzeyinde gerçekleşti.
İstihdam artışı görülen sektörler gıda ile giyim ve deri ürünleriyle sınırlı kaldı. Bu iki alanın yeni siparişlerde de büyüme kaydetmesi, üreticilerin işe alım kararlarında sipariş görünümünün ne kadar belirleyici olduğunu ortaya koyuyor. Yine de PMI, kaç kişinin işten ayrıldığını veya işe alındığını sayısal olarak vermiyor; bu nedenle rapordan doğrudan bir işsizlik oranı çıkarılamaz.
Üreticilerin önündeki iki temel baskı
Ekimin sonuçları sanayi işletmelerinin birbirine bağlı iki sorunla karşılaştığını gösteriyor. Bir yandan mevcut kapasiteyi dolduracak yeni sipariş hacmi zayıf; diğer yandan enerji, hammadde ve tedarik maliyetleri yüksek. Talep yeterince güçlenmediğinde üretici bütün maliyet artışını satış fiyatına yansıtmakta zorlanabilir, fakat raporda fiyat artışlarının sürdüğü görülüyor.
Tedarik zincirinde de rahatlama sınırlı kaldı. Deniz taşımacılığındaki aksaklıklar ve malzeme yetersizlikleri teslim sürelerini uzattı. Elektrikli ve elektronik ürünlerle ana metal sanayinde tedarikçi performansındaki bozulma daha belirgin ölçüldü.
Önümüzdeki dönemde takip edilmesi gereken ilk göstergeler yeni siparişlerin yeniden güçlenip güçlenmediği, üretimin kaç sektöre yayılarak toparlandığı ve maliyet artışlarının ne kadar hız kestiği olacak. Kasım PMI verisi bu sorulara yeni bir erken sinyal verecek; gerçekleşen üretim hacmini değerlendirmek içinse resmî sanayi üretimi istatistikleri ayrıca izlenmeli.
Veri kaynağı: İstanbul Sanayi Odası, 2 Kasım 2026 tarihli Türkiye İmalat PMI ve Türkiye Sektörel PMI Ekim 2026 raporları; karşılaştırma için İSO’nun Ağustos ve Eylül 2026 raporları.
